Kullanıcı Adı: Şifre:
KombuClub

Ana Sayfa / MERAK ETTİKLERİNİZ / Bahara hazır mısınız?
Etiketler:

Bahara hazır mısınız? Bahara hazır mısınız?

Bahar geldi,evlerde bahar temizliği başladı.peki ya ruhunuz ve bedeniniz baharı karşılamaya hazır mı?Kış boyunca biriken yağlar kilolar fazlalıklar gözünüze batmaya başladı mı? Gazetelerde dergilerde şok diyet programları yayınlanmaya başladı.Spor salonları ve yürüyüş yolları kışa göre daha kalabalık.Egzersiz olmadan asla kilo kontrolünün sağlanamayacağı muhakkak.

2016-04-09, 03:49:51 Okunma: 1404 1 yorum





Paylas |

Spor salonları ve yürüyüş yolları kışa göre daha kalabalık.Egzersiz olmadan asla kilo kontrolünün sağlanamayacağı muhakkak.Bunun yanında eğer metabolizmanız düzgün çalışmıyorsa kilo fazlalıklarından kurtulamayacağınızı biliyor musunuz.Önce Metabolizmadan,metabolik sendromdan kısaca bahsedelim,sonra da neler yapmanız gerektiğinden…
Metabolik Sendromu olan insanlarda yağ birikimi özellikle karın ve bel çevresinde olduğundan, vücut şekli (santral obezite nedeniyle) elmaya benzetilir. Armut tipi vücudu olanlarda, bel incedir ve yağlanma daha çok bel altı ve kalçalarda olmaktadır. Bu insanlarda şeker hastalığı, kalp hastalıkları ve kan yağlarında artış daha az görülür.”
Belirtiler Nelerdir?
Metabolik Sendrom tanısı için en az üç farklı bulgunun olması gerekir;
-Şişmanlık (Elma tipi yağlanma – santral obezite)
-Kan Basıncı Yüksekliği (Hipertansiyon)
-Kan Yağlarında Bozulma (Dislipidemi)
-İnsülin Direnci (Kan şekerini düşüren bir hormon)
Bunlardan sadece bir tanesine bile sahip olmanız, kalanlar içinde yatkınlığınız olduğunu gösterir. Ne kadar fazla sayıda bulgu varsa, kalp krizi, inme ve şeker hastalığı riski o kadar artar.
Metabolizma Nedir?
Metabolik senromu anlatırken, metabolizmadan bahsetmek gerekir. Metabolizma basit olarak, vücudun enerjiyi kullandığı faaliyetlerin bütünüdür. Dışarıdan hiçbir yiyecek almasak ve hiç hareket etmesek bile, vücut kendi kendine bir faaliyet içinde bulunur. Organlar gece gündüz çalışırlar ve enerji ihtiyaçları olur. Bu ihtiyaçlar biz hareketlendiğimiz zaman daha da artar ve dışarıdan enerji almamız gerekir. Yani acıkırız ya da enerjimiz azalır ve hareket edemez hale geliriz... yani yoruluruz.. işte enerjinin bu şekilde çok yönlü olarak hem üretilip hem tüketilerek kullanılmasına, metabolizma diyoruz..

Metabolik Sendrom Nedir?
Metabolik Sendrom, çok farklı meyvaların bir arada bulunduğu bir meyve sepetine benzetilebilir. Sadece tek bir tip şikayetten daha çok, farklı organ ya da sistemlere ait bozuklukların ortaya çıkarttığı şikayetler bütünüdür. Bunlar arasında kan basıncında yükseklik (hipertansiyon), insülin düzeyinde artış (hiperinsülinizm), özellikle bel çevresinde daha fazla görülen yağlanma artışı (santral obezite) ve kan yağlarında artış (hiperlipidemi) en başta sayılabilir. Bu belirtilerin birlikte olması özellikle şeker hastalığı (Diabet), inme ve kalp krizi riskini arttırır.
Bu durumlardan sadece birisinin saptanması, metabolik sendrom tanısı koydurmaz ama ciddi bir hastalık riski olduğunu gösterir. Ancak bunlardan üç yada fazlasının olması durumu, metabolik sendrom olarak adlandırılır ve belirtiler çeşitlendikçe, hastalık dereceniz gittikçe ağırlaşır, hayati riskiniz artar.
“Eğer metabolik sendromunuz var ise, hayat şeklinizde yapacağınız radikal değişiklikler ve uygun tıbbi/cerrahi tedavi ile hastalık etkileri durdurulabilir hatta geriletilebilir.”
Metabolik Sendrom Nasıl Oluşur?
Metabolik Sendrom, temel olarak şişmanlığa bağlı gelişen insülin direnci nedeniyle oluşur. İnsülin, bir hormondur. Pankreas adı verilen bir organ tarafından üretilir. Kan dolaşımındaki şeker düzeyini kontrol eder. Kan şekeri kontrolsüz olarak artarsa, şeker hastalığı ortaya çıkar.
Vücudumuz, yediğimiz gıdaları sindirerek parçalar ve şeker haline çevirir. Şeker beyin ve kas dokuları için en önemli enerji kaynağıdır. Kas dokuları şekeri en çok tüketen organlarımızdır. Vücutta açığa çıkan şeker, enerji kaynağı olarak kullanılmak üzere, kan dolaşımı ile dokulara iletilir. Şekerin dokulara alınmasını insülin sağlar.
İnsülin direnci olan insanlarda, kan dolaşımında şeker oranı yüksek olsa bile, insülin bu fazla şekerin dokulara girmesini sağlayamaz. Vücudumuz da bu sıkıntıya karşı giderek daha fazla insülin üretmesi için pankreası zorlar. Sonuç olarak kanda şekerle beraber insülin düzeyi de artmaya başlar. Bu durum artık şeker hastalığı adını alır.
İnsülin fazlalığında, dokular tarafından tüketilemeyen şeker, trigliserid ve diğer yağ bileşenlerine çevrilerek depolanır. Bu yüzden şeker hastalarında kan yağlarında da bozulmalar ortaya çıkmaya başlar. Fazla şeker, insülin normal düzeylerde olsa bile vücudumuza zararlıdır. Hatta bu hasta şeker hastalığının başlangıç evresinde bile sayılabilirler.
Kan şekerinin yüksek olması kalp ve damarlarda hasar yaptığı gibi, böbreklerde de bozulmaya yol açacaktır.
Bütün bu birbirini tetikleyerek kartopu gibi büyüyen sorunların bütününe metabolik sendrom adını veriyoruz.
Metabolik sendromu olan hastalar kalp krizi, inme ve şeker hastalığı için çok yüksek risk grubunda yer alırlar.

Sağlıklı bir ruh ve bedene sahip olmak için kendinize gereken özeni gösterin.Düzenli egzersizlerinizi mutlaka yapın.tempolu bir yürüyüş,merdiven inip çıkmak hem keyifli hem de sizi ruhen de dinlendirecek aktivitelerdir.Bunun dışında beslenmenize büyük önem göstermeniz,beslenme programınızda probiyotik gıdalara daha fazla yer vermeniz gerekmektedir.

Kefir,ev yoğurdu,ev turşusu,ev sirkesi ve KOMBUÇAY gibi probiyotiklerle öğünlerinizi zenginleştirirseniz önce sağlığınızı sonra da kilo kontrolünüzü sağlayabilirsiniz.Kombuçayı gün içerisinde de keyifli bir içecek alternatifi olarak tüketebileceğinizi unutmayın….

www.kombucay.com.tr 444 30 46 www.kombuclub.com
======================================
DUYURULAR
1 Mart 2015 tarihi itibariyle....
* SADECE 2 TL....
Tüm litrelik çeşitlerimizde Bir koli alana İKİNCİ KOLİ SADECE 2 TL....
====================================================
KOMBUÇAY NEDİR?
Kombuçay,çayın fermantasyonu sonucunda oluşan maya sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiren,vücuttaki zararlı maddeleri uzaklaştırarak detoks görevi yapan,hücreleri yenileyerek bedeni tazeleyen bir içecektir.Ferah,lezzetli,hafif buruk,sirkemsi bir lezzeti olan Kombuçay geçmişten günümüze kadar uzanan tarihinde(2200 yıl) hiç yan etkisi olmadan insanlara sağlık dağıtmış bir doğa mucizesidir.
Uzak doğuda kutsal kabul edilen çay,yüksek rakımlı ve rutubetli iklimlerde yetişir.İçeriğinde bulunan alkolaidler sayesinde ishal,grip,mide rahatsızlıklarına iyi geldiği,ayrıca böbrek fonksiyonlarını ve dolaşımı düzenlediği bilimsel olarak da ispatlanmıştır.Sağlığımız üzerinde pek çok olumlu etkisi olan çay,fermantasyon işlemi sonrasında bir takım biyokimyasal değişimlere uğrar.Mikroorganizmalar ve enzimler sayesinde gerçekleşen bu değişim sonucunda oluşan mantar,Mançurya Mantarı ya da Harika Mantar olarak da adlandırılan,sağlıklı koruyucu bakterilerden oluşan bir mayadır.Çay bu mantarla mayalandığında yani fermante edildiğinde vücut tarafından kolayca asimile edilen yüksek dozda protein,enzim,aminoasit,vitamin,B vitaminlerinin tamamı,C vitamini,Laktik asit,Glukronik asit,antibakteriyel,antivüritik ve antibiyotik maddeler üretir.İşte Kombuçay tüm bu maddeleri içeriğinde bulunduran,gerçek bir sağlık kaynağıdır.
KOMBUÇAY NASIL İÇİLİR?
Kombuçay'ı ilk hafta sabahları aç karına bir bardak (250 ml) içerek kullanmaya başlamanız gerekiyor. Vücudun ilk defa kullanılan bir maddeye nasıl reaksiyon vereceğini gözlemlemek ve yavaş yavaş buna alıştırmak için bir hafta boyunca sabahları aç karına bir bardak içmenizi öneriyoruz. Kahvaltıdan yarım saat önce içilen Kombuçay ile güne daha zinde, daha enerjik ve sağlıklı başlayacaksınız.
İkinci haftadan itibaren sabah ve öğlen yemeklerinden yarım saat önce 1 su bardağı (250 ml) içmenizi tavsiye ediyoruz. ( sabah + öğlen)
Üçüncü haftadan itibaren sabah öğlen ve akşam yemeklerinden yarım saat önce 1 su bardağı( 250 ml)aç karına içmeniz gerekmektedir. (sabah+öğlen+akşam)
Üçüncü haftadan sonra da Kombuçay günde 3 defa ( sabah + öğlen + akşam ) ve aç karına içmeye devam edilmelidir.
Lütfen İçme şekliyle ilgili kendi kafanıza göre dozaj değişimi yapmayınız.Bu Kombuçay'ın etkisini ve tedavi sürecini olumsuz etkiler.
Kombuçay bizim tavsiyelerimiz doğrultusunda düzenli ve en az üç ile altı ay süre ile kullanılmalıdır. Bu sürenin vücudunuzun kendisini yenileyebilmesi için gereken minimum süre olduğunu unutmayınız.
Tadına alışıncaya kadar, bir miktar taze sıkılmış meyve suyu ile karıştırarak içmenizde bir sakınca yoktur. Bunun yanında Kombuçay'ın tüketilmesinde belirli bir yaş sınırı da yoktur. Her yaş gurubu içebilir.
Gün içerisinde ihtiyaç duyduğunuz her an tüketebileceğiniz bir içecek olan Kombuçay, öğleden sonralarınız için güzel bir aperatif, spor ve egzersiz sonrası için de iyi bir enerji kaynağıdır. Şişeleri, buzdolabında soğuttuktan sonra açmanız, açılan şişeleri yine buzdolabında muhafaza etmeniz gerekmektedir. Kapalı şişeleri evin ışık almayan serin bir yerinde bekletmenizi tavsiye ederiz
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
* KOMBUÇAY'ın hiçbir katkı maddesi kullanılmadan tamamen doğal bir süreçle(fermantasyon) çayın mayalanması ile elde edildiğini
*2200 yıllık geçmişe sahip olan dünyanın en eski içeceklerinden biri olduğunu
*İlk olarak uzak doğuda kullanılmaya başlandığını,sonralarda ticari yollar vasıtasıyla geniş bir coğrafyaya dağıldığını
*Japon savaşçıların bu KOMBUÇAY sürekli olarak yanlarında taşıyıp,kuvvet enerji verici özelliğinden ve iyileştirici özelliğinden faydalandıklarını
*Koreli doktor Kombu'nun Japon imparatorunu bu mantar çayı ile iyileştirmesi sonucunda Doktor Kombu'nun Çayı olarak popüler olduğunu
*Letonya Halkının bu çayı 'Brinum-Ssene'ismiyle kullandıklarını
*1951 yılında Rus Bilim adamları ve onkoloji Araştırma Birimlerinin, Batı Ural Dağlarında Endüstriyel kirlenmenin en fazla olduğu,Kama Nehrinde bile balık ölümlerene sebep olacak derecede kurşun,civa,gibi toksit ve zehirli maddelerin bulunduğu bölgelerde Kanser vakalarının olmamasını Tea Kvass adıyla her evde kullanılan maya çayına bağladıklarını
*Rusyada Tea Kvass adıyla her evde tüketildiğini ve bu bölge insanlarının dinç,uzun ömürlü ve sağlıklı olduğunu
*Türkiyede İLK olarak 24.01.2008 tarihinden itibaren Tarım ve Köy işleri Bakanlığının izniyle KOMBUÇAY adıyla üretildiğini
*Üretim tesisimizin Selçuk-İzmir de olduğunu
*Çilek ve Limonlusunu çocukların çok sevdiğini
*Meyveli seçenekleriyle günün her saatine uygun değişik lezzetler tadabileceğinizi
*Kombuçayın kefir,yoğurt gibi probiyotik olduğunu
*Aylık 250 Ton kapasiteyle,son derece modern bir tesiste üretilen KOMBUÇAY ın Türkiye 'nin dört bir yanında 'Sağlıklı Yaşam İçeceği Olarak' kullanıldığını 
BİLİYOR MUSUNUZ ?
www.kombucay.com.tr 444 30 46 www.kombuclub.com

YORUMLAR // 1 Adet yorum yapıldı.
Ben Elmayım :)
2016-04-11, 11:13:32, 212.253.112.177
ayten diyor ki; Diyorum ya yazdığınız çoğu yazıda kendimi buluyorum diye. Bu da onlardan biri işte. Sayenizde metabolizmam dengelendiği için , verdiğiniz diyet listesi ve egzersiz programıyla ,bundan yaklaşık dört sene önce bugün yeniden doğdum. :) Artık hiç dergi ve gazete almıyorum şok diyet listeleri için. Kışın hareketsizlik ve tatlıyı abartmaktan dolayı aldığım birkaç kiloyu bu aylarda verebiliyorum sayenizde. Buda yanlış biliyorum. Bu çarşamba programıma başlayıp o simitten kurtulacağım. Bir daha da onu oraya yerleştirmemek için elimden geleni yapacağım.:)

 


Adı Soyadı (*)


Başlık (*)


Yorum içeriği (*)


8 + 3 = (İki sayının toplamını aşağıdaki kutuya giriniz.) (*)


        Denediniz mi?

 

Bizi Nereden Duydunuz?
FUAR
İNTERNET
REKLAM
TAVSİYE